2026 ve Ötesi İçin Ortak Vizyonla Geleceğe Yürüyoruz
2026 ve Ötesi İçin Ortak Vizyonla Geleceğe Yürüyoruz
Türkiye'nin dış ticaretinde itici bir güç konumunda olan İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri (İMMİB); kimya, elektrik-elektronik, çelik, demir ve demir dışı metaller, mücevher ve maden sektörlerinin oluşturduğu devasa ekosistemle ülkemizin küresel pazarlardaki varlığına liderlik etmeyi sürdürüyor.
Geride bıraktığımız dönemde ortaya koyduğumuz performans, bu güçlü yapının Türkiye ekonomisi açısından taşıdığı stratejik önemi bir kez daha ortaya koydu. Türkiye'nin 2025 yılında gerçekleştirdiği 273,4 milyar dolarlık ihracatın yaklaşık üçte birinden fazlası, İMMİB çatısı altındaki sektörler tarafından gerçekleştirildi. Toplam 93,6 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşan sektörlerimiz, bir önceki yıla göre büyümesini sürdürürken; kimyadan elektroniğe, çelikten madene, demir ve demir dışı metallerden mücevhere kadar uzanan geniş üretim gücümüzle Türkiye'nin küresel rekabetçiliğine önemli katkılar sundu. Bu tablo, İMMİB'in yalnızca ihracat rakamlarıyla değil, üretim kapasitesi, istihdam gücü ve yarattığı ekonomik değerle de ülkemizin kalkınmasında kritik bir rol üstlendiğinin en somut göstergesidir.
2026 yılında çok daha ileriye gitmek adına, İMMİB'i var eden altı stratejik alanın tamamını kapsayan bütüncül ve ortak bir akılla hareket ediyoruz. Yalnızca tek bir alanın değil, kimyadan çeliğe, madenden mücevhere kadar tüm sektörlerimizin potansiyelini birleştiren bir vizyonla yolumuza devam edeceğiz.
2026 yılının geri kalan döneminde en büyük önceliğimiz; katma değerli üretimi artırmak, sürdürülebilirliği bir kurum kültürü haline getirmek ve ihracatımızı çok daha geniş tabanlara yayacak adımları kalıcı kılmaktır. Bu doğrultuda, yıl sonuna kadar oldukça dinamik bir faaliyet ajandasını hayata geçiriyoruz.
Küresel pazarlardaki erişimimizi genişletmek adına yeni ticaret ve alım heyetleri organizasyonlarımızla ihracatçılarımızın yanında olmaya devam edeceğiz.
Sektörlerimizin tanıtım faaliyetlerini ivmelendirecek uluslararası fuar organizasyonlarına ağırlık vererek Türkiye'nin üretim gücünü dünyaya en iyi şekilde sergileyeceğiz.
İhracatçılarımızın küresel rekabetçiliğini doğrudan etkileyecek olan dijitalleşme ve yeşil dönüşüm politikalarını hızla sahaya yansıtacağız. Firmalarımızın bu sürece uyumunu kolaylaştıracak projelere liderlik edeceğiz.
Sektörlerimizin rekabet gücünü yükseltecek inovasyon odaklı çalışmalara ve birlikler arası sinerjiyi büyütecek ortak projelere hız vereceğiz.
Ancak hedeflerimiz yalnızca 2026 yılıyla sınırlı değil. Bugün dünya ticaretinde korumacılık politikalarının arttığı, jeopolitik risklerin derinleştiği, enerji maliyetlerinden finansmana erişime kadar birçok başlıkta belirsizliklerin yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. Türkiye ekonomisi de küresel gelişmelerden doğrudan etkileniyor. Böylesine zorlu bir tabloda İMMİB çatısı altındaki birliklerimiz, ihracatçılarımızın rekabet gücünü korumak ve ülkemizin ihracat hedeflerine ulaşmasını sağlamak adına kararlılıkla çalışmaya devam ediyor.
Bizler biliyoruz ki ihracat yalnızca satış rakamlarından ibaret değildir; üretimdir, istihdamdır, teknoloji yatırımıdır, sürdürülebilir kalkınmadır ve Türkiye'nin geleceğe duyduğu güvendir. Bu nedenle odağımızı yalnızca bugünün hedeflerine değil, gelecek nesillere daha güçlü bir sanayi ve ihracat altyapısı bırakmaya yöneltiyoruz. Katma değerli üretimi artıran, markalaşmayı destekleyen, inovasyonu teşvik eden ve sürdürülebilirliği merkeze alan her adımın Türkiye'nin uzun vadeli kalkınmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz.
İMMİB çatısı altında bir araya gelen tüm sektörlerimiz, Türkiye'nin sarsılmaz üretim gücünün ve sürdürülebilir büyüme potansiyelinin en net yansımasıdır. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da üretimin, yatırımın ve ihracatın yanında olmaya; ülkemizin küresel ticaretteki konumunu daha da güçlendirecek projeler geliştirmeye devam edeceğiz.
Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında hedefimiz yalnızca daha fazla ihracat yapmak değil; teknolojisiyle, markalarıyla, sürdürülebilir üretim anlayışıyla ve yüksek katma değerli ürünleriyle dünyada söz sahibi bir Türkiye inşa etmektir. Bu büyük hedefe ulaşırken en büyük gücümüz, üretmekten vazgeçmeyen sanayicilerimiz, dünyanın dört bir yanında ülkemizi temsil eden ihracatçılarımız ve ortak geleceğimize inanan tüm paydaşlarımızdır.
Bu başarılı tablonun mimarı olan tüm ihracatçılarımıza, özveriyle çalışan birlik yönetimlerimize ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyor; 2026 ve sonrasında da Türkiye için üretmeye, geliştirmeye ve dünyaya değer katmaya hep birlikte devam edeceğimize yürekten inanıyoruz.